HunTürk Türkçü Turancı Otağ
Üyelik Girişi
Misafir:93 kişi
Taviz bir fedakarlıktır. Ancak dosta karşı yapılır. Düşmana verilen taviz bir nevi yenik düşmeden başka bir şey değildir. Hüseyin Nihâl Atsız
BELGELER
AVRUPA BİRLİĞİ'NE NEDEN HAYIR-1
AVRUPA BİRLİĞİ'NE NEDEN HAYIR -2
AVRUPA BİRLİĞİ'NE NEDEN HAYIR -3
Ermeni Pkk İlişkisi
ERMENİ TERÖRÜ
İşte Kürtlerin Tarihten Bu Yana
Atatürk'ün Tabiriyle Bir Fesat ve İhanet Odağı Olan Fener Rum Patrikhanesi ve Faaliyetleri
TESCİLLİ VATAN HAİNİ PERİNÇEK
ERMENİ TERÖRÜ
Türkiye üzerine sömürgeci emeller besleyen İngiltere ve Rusya'nın kurdurduğu
Taşnak ve Hınçak komitelerinin ülke içerisindeki kışkırtmaları sonucunda meydana
gelen isyan ve katliamların yanı sıra Ermeniler, 1905'teki Yıldız Suikasti'yle
silahlı terör metodolojisinin ilk örneğini vermişlerdir. Talat Paşa ve Cemal
Paşa'yı da aynı yöntemle şehit eden Ermeniler, uzun bir aradan sonra 1965
yılında tekrar terör metoduna dönmüşlerdir. 1970'li yıllarda ise ASALA sahneye
çıkmış, 1984'e kadar 42 Türk diplomatını şehit etmiştir.
Taşnak ve Hınçak örgütleri bu yeni terör döneminde; terörü özendirmiş,
geliştirmiş, hazırlamış, daha geniş alanlara yayılmasını ve hedeflerinin
çeşitlenmesini sağlamış, terör tim ve grupları oluşturmuş ve yeni örgütlenme
çabalarına psikolojik destek vermişlerdir. Bunların yanında isminden en çok söz
ettiren "Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu" olmuştur. Bu örgüt
kısaca ASALA adıyla anılmaktadır.
Bağımsız görünümü altında ASALA, terörün en acımasız ve insanlık dışı
uygulamalarıyla kendini göstermiştir. Manevi ve psikolojik desteği, temas ve
ilişkiler ortamını Hınçaklardan alan ASALA, insanlık dışı terör eylemlerine
girişmiştir. Ermeni terörü, yurt dışındaki Türk görevlilerine, temsilciliklerine
ve kuruluşlarına yönelik silahlı saldırılar şeklinde kısa zamanda hızlı bir
tırmanış göstererek yoğunluk kazanmıştır. Bu dönemde, Avrupa ve doğu ülkeleri
ile Suriye ve Lübnan'da üsler edinen Ermeniler, Kıbrıs Rumları ve Yunanistan ile
işbirliği içine girerek eylemlerini gerçekleştirmişlerdir.
Ermeni terör örgütleri, dış dünyanın tepkileri üzerine 1980'li yıllarda taktik
değiştirerek, PKK terör örgütü ile işbirliğine girmişlerdir. 1984 yılında PKK
sahneye itilmiş ve Asala-Ermeni terörü geri plana çekilmiştir. Nitekim, bölücü
terör örgütü PKK, 21-28 Nisan 1980 tarihini "Kızıl Hafta" olarak ilan etmiş ve
24 Nisan tarihini sözde Ermenilerin katledilme günü olarak anarak, toplantılar
yapmaya başlamıştır. 8 Nisan 1980 tarihinde Lübnan'ın Sidon kentinde PKK ve
ASALA terör örgütleri ortak basın toplantısı düzenlemişler ve toplantı sonucu
bir deklarasyon yayınlamışlardır. Ancak bu olayın tepki çekmesi üzerine
ilişkilerin illegal alanda gizli olarak sürdürülmesi kararlaştırılmıştır.
Toplantı akabinde, 9 Kasım 1980 tarihinde Strazburg Türk Başkonsolosluğu'na, 19
Kasım 1980 tarihinde ise Roma Türk Hava Yolları bürosuna yönelik olarak
düzenlenen saldırılar, PKK ve ASALA terör örgütleri tarafından ortaklaşa
üstlenilmiştir. Bölücü terörist Abdullah Öcalan, Ermeni Yazarlar Birliği
tarafından "Büyük Ermenistan hayali fikrine olan katkılarından dolayı" onur
üyeliğine seçilmiştir. Ermeni Halk Hareketi'nin bünyesinde, bir çok Avrupa
ülkesinde olduğu gibi bir Kürdistan Komitesi oluşturulmuştur.
4 Haziran 1993 tarihinde; Ermeni Hınçak Partisi, ASALA ve PKK terör örgütü
mensuplarının katılımıyla Batı Beyrut'ta bulunan PKK terör örgütü merkezinde bir
toplantı yapılmıştır. 6- 9 Ocak 1993 tarihlerinde Beyrut'taki iki ayrı kilisede
düzenlenen ve Lübnan Ermeni Ortodoks Başpiskoposu, Ermeni Parti yetkilileri ile
150 gencin katıldığı toplantılarda, PKK terör örgütü ile yapılan mücadele
kastedilerek; Türkiye'de iç savaş devam edeceğine, Türk ekonomisinin sıfır
noktasına gelerek, vatandaşların baş kaldıracakları dile getirilmiştir. Buna
bağlı olarak, Türkiye'nin bölünerek ve bir Kürt devleti kurulacağı, Ermenilerin
Kürtlerle olan ilişkilerini iyi bir şekilde yürütmeleri ve Kürtlerin
mücadelelerini desteklemeleri gerektiği konuları dile getirilmiştir.
Özetle; Ermeni terör örgütlerinin müşterek amacı; her fırsattan yararlanarak
Türkiye'yi istikrarsızlığa sürüklemek ve sözde işgal altındaki Ermeni
topraklarını kurtararak "Bağımsız Büyük Ermenistan"ı kurmaktır. Bugün devlet
olma özelliğini de elde eden Ermenilerin, söz konusu isteklerinin değişik
başlıklar altında devam ettiği görülmektedir.
Sayfa İşlemleri:
Menü
Türk Otağı |
English |
Makaleler |
Etkinlikler |
İçerik Kategorileri |
Haber Arşivi |
Kitap Tanıtım |
Şiirler |
Bağlantılar |
Dosyalar |
Videolar |
Anket: Ülkemizin içinde bulunduğu durum..? |
Gazete Manşetleri |
Site Ağacı |
Siteniz için |
Rss Haberler |
Videolarımızdan
Araz Elses-Kardeşim Dağlar
Dosyalarımızdan
İlteriş Türkçüler Derneği Başkanı Kutalmış OCAKLI


