<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>
<rss version="2.0" 
  xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
  xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
  xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
  xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#">

<channel>
<title>Hun Türk Rss Servisi</title>
<link>http://www.hunturk.net</link>
<description>HunTürk Türk Otağı</description>
<dc:language>Türkçe</dc:language>
<dc:creator>iletisim @ hunturk . net</dc:creator>
<dc:date>2008-05-09T07:29:09-07:00</dc:date>

<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
<sy:updateBase>2008-05-09T07:29:09-07:00</sy:updateBase>

<item>
<title>Bu ülkenin sessiz kahramanlarının anısına...</title>
<link>http://www.hunturk.net/haber-320-bu-ulkenin-sessiz-kahramanlarinin-anisina.html</link>
<description><![CDATA[Bu ülkenin sessiz kahramanlarının anısına...
	
                            3 Mayıs 2008
                  Metehan DEMİR - ANKARA

Yıllardır şu ifadelerle dolu haberleri hangimiz okumadık ki: &#8216;Güneydoğu&#8217;da Gabar&#8217;da, Cudi&#8217;de, Kuzey Irak&#8217;ta, sınır bölgesinde, kırsalda PKK&#8217;lı teröristler ile çatışma çıktı. Geniş çaplı operasyonlar devam ediyor.&#8217;

Benzer cümleler kimi zaman bu ülkenin yüreğine ateş gibi düşen şehit haberlerini, bazen de yaralanan askerlerini anlattı.


Ama, bu ülkede Güneydoğu&#8217;da, batıdakilerin tabiri ile de &#8216;oralarda&#8217; olanları, okumak bizim için ne kadar kolay olduysa, yaşamak da o kadar zor oldu.

 

Oralarda yaşananları, &#8216;çok üzüldük&#8217; diye başlayan rutin bir psikoloji ile hızla okuyup geçtiğimiz cümlelerin sonrasında, maalesef Türkiye&#8217;nin kendi anlamsız iç kavgalarına dalıp gidiverdik.

 

Tıpkı, son iki haftada bu ülke için toprağa düşmüş 10&#8217;dan fazla şehidimizde olduğu gibi.

 

Tıpkı, daha önceki binlerce şehidimizde olduğu gibi.]]></description>
<guid isPermaLink="false">320@hunturk.net</guid>
<dc:creator>HunTürk.Net</dc:creator>
</item>

<item>
<title>3 Mayıs 1944'ü 64.yılında Anıyoruz</title>
<link>http://www.hunturk.net/haber-319-3-mayis-1944u-64yilinda-aniyoruz.html</link>
<description><![CDATA[3 Mayıs, Türklüğü yok etmek isteyen iç ve dış düşmanlara karşı bir şahlanış, Türk Milleti'nin başkaldırısıdır.

 Hiçbir karşılık beklemeden, Atsız Ata'nın şahsında birleşen Milliyetçi Türk Gençliği yasaklara, baskılara rağmen meydanlara inerek tek vücut olmuştur.]]></description>
<guid isPermaLink="false">319@hunturk.net</guid>
<dc:creator>HunTürk.Net</dc:creator>
</item>

<item>
<title> Garantiler Mi İdam Sehpasında Yoksa Onu Yatıranlar Mı?</title>
<link>http://www.hunturk.net/haber-318-garantiler-mi-idam-sehpasinda-yoksa-onu-yatiranlar-mi.html</link>
<description><![CDATA[<p>Emete GÖZÜGÜZELLİ</p>

<p>Kıbrıs  konusunda iktidar güçlerinin bir an önce &#8220;halkı çözüme hazır hale&#8221;  getirmek için yaptıkları çalışmaların ekseninde esasen &#8220;birleşik  Kıbrıs&#8221; hayali yatmakta olduğu bilinen bir gerçektir. Bu maksada destek  için Nisan ayı içerisinde Girne&#8217;de <em>&#8220;Avrupa&#8217;daki Türkiye kökenli milletvekilleri Kuzey Kıbrıs Zirvesi&#8221;</em> gerçekleştirildi. Anılan toplantıda Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat iki  taraf arasında ciddi bir düzelme yaşandığına işaret ederek &#8220;<em>Olumsuzluklar  da var. Ancak eskiden olmayan çok ciddi olumlu gelişmeler var. Bu  olumlu gelişmeler bir birikim yaratma potansiyeline sahiptir. İki halk  arasındaki ilişki yavaş yavaş iyileşme trendine girdi</em>&#8221; şeklindeki  açıklamalarda bulundu. Bu açıklamaların içeriğinin doğru tespit  edilmesi oldukça önem arz etmektedir. Açıkçası, Talat&#8217;ın ifade ettiği  &#8220;her iki taraf arasında var olan iyileşme trendinin&#8221; hangi yönlerde  gerçekleştiği doğrusu merak konusudur. Özellikle de önceleri Türk  tarafı Annan planı zemininde görüşmelerden bahsederken,  diğer  tarafın da 8 Temmuz 2006 mutabakatı çerçevesinde görüşmelere başlanması  yönündeki açıklamaları dikkate alındığında Talat&#8217;ın bahsettiği  iyileşmenin hangi çerçevelerde cereyan ettiği düşündürücüdür. </p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">318@hunturk.net</guid>
<dc:creator>HunTürk.Net</dc:creator>
</item>

<item>
<title>Genç Türkçü Kerem Aydınlar'ı Kaybettik.</title>
<link>http://www.hunturk.net/haber-317-genc-turkcu-kerem-aydinlari-kaybettik.html</link>
<description><![CDATA[ El Birliği Derneği'ne mensup, Genç Türkçü kandaşlarımızdan biri olan Kerem Aydınlar Kıbrıs'ta vatani görevini yaparken, geçirdiği trafik kazası sebebiyle aramızdan ayrıldı.]]></description>
<guid isPermaLink="false">317@hunturk.net</guid>
<dc:creator>HunTürk.Net</dc:creator>
</item>

<item>
<title>23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLU OLSUN</title>
<link>http://www.hunturk.net/haber-316-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-kutlu-olsun.html</link>
<description><![CDATA[23 Nisan 1920, Türk Milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi&#8217;nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir.

 Atatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929&#8217;da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır.]]></description>
<guid isPermaLink="false">316@hunturk.net</guid>
<dc:creator>HunTürk.Net</dc:creator>
</item>

<item>
<title>Türk Dünyası Çözümlemesinde Emperyalist Projelerin Deşifresi</title>
<link>http://www.hunturk.net/haber-315-turk-dunyasi-cozumlemesinde-emperyalist-projelerin-desifresi.html</link>
<description><![CDATA[<p> Bilkent Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Topluluğu 1.Ankara Türk  Dünyası Öğrenci Kurultayı "Sonuç Bildirgesi"ni okuyunca önemli bir  eksikliğe dikkat çekme gereği duydum. Türklük kaygısı başat olurken bir  başka boyut önem kazanmakta ancak bunun bir emperyalist proje olduğu  çözümlemelere yansımamaktadır. Bu son konuda iki başlık önem taşıyor. <strong>Doğu Türkistan</strong> ve <strong>Güney Azerbaycan</strong>, emperyalizmin doğuya dayattığı bir projenin ayakları işlevini görüyor. <strong>George Soros</strong> ve batı güdümlü NGO'lar, sivil casuslar; Türkiye'de Kürtçülük, Çerkezcilik vs. yaparken <strong>Doğu Türkistan</strong> ve <strong>Güney Azerbaycan</strong>'da Türkçülük yapıyor. </p>
 
<p> Amerikan ekolünün saptanması doğrultusunda, Amerikan vatandaşı olan <strong>Prof. Mahmutali Çöhreganlı </strong>önderliğinde  Güney Azerbaycan Milli Uyanış Hareketi'ne (GAMOH) biçilen işlevi doğru  okumak gerekmektedir. Akşam Gazetesi'ne (01.07.2003) yaptığı açıklamada <strong>Çöhreganlı</strong> şöyle söylüyor: <em>"yapılabilecek en son  ve net çözüm İran'da tam bir federasyon sisteminin kurulması. Biz bunun  barışla olmasını istiyoruz. Minimum 6, maksimum 18 ay içinde kendi  parlementomuzu kurar bayrağımızı çekeriz. Sadece ordu ve dışişlerinde  Tahran'la hareket ederiz. Biz kendi kendimizi idare edebiliriz. Bunu  daha önce bin yıl boyunca yapmışız. Ne pahasına olursa olsun bu rejimi  devirip tam federal bir rejim gelecek. Tıpkı Almanya'daki ABD'deki  gibi. Bunun için savaşmayı göze aldık</em>" Yani komşumuz İran'da  yaşayan Türklere sahip çıkmak söz konusu olduğunda, İran'ın bölünmesi  projesinde başat değişken olabilir olmayı gözetmek gerekmektedir. Şimdi  bu bilgilerle Amerikan vatandaşı olan <strong>Çöhregan</strong>'lı etkenini gözetip, Türklük kaygısını da ötelemeden <strong>Güney Azerbaycan</strong>'ı doğru okumalı. Aynı süreç <strong>Doğu Türkistan</strong>'da da işliyor. Bu bakış açısıyla sonuç bildirgesine katkı sunmak istedim. </p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">315@hunturk.net</guid>
<dc:creator>HunTürk.Net</dc:creator>
</item>

<item>
<title> Birinci Hançeri Sessizce Yedik, Peki Ya İkincisini?</title>
<link>http://www.hunturk.net/haber-314-birinci-hanceri-sessizce-yedik-peki-ya-ikincisini.html</link>
<description><![CDATA[<p align="center"><strong>Birinci Hançeri Sessizce Yedik, Peki Ya İkincisini? </strong></p>
<p>Kıbrıs&#8217;ta  cereyan eden gelişmelerin iç açıcı olduğunu değerlendirmek pek kolay  değil. Kıbrıs Türkü zorlu ve çetin bir sürece girdi. Mukadderatının  tayin edilmek istendiği bu süreçte Teknik komiteler adı altında kurulan  8 teknik komite ve 5 çalışma grubu tam hızla çalışmalarına başladı. Rum  liderliğinden ve KKTC yetkililerinden yapılan açıklamalarda her şeyin  gayet güzel şekilde şekillendiği ve çalışmaların sürdüğü mesajları  veriliyor. Bu noktada akıllara düşen sual şudur ki Teknik komitelerin  başını çeken isimlerin altında yer alan kişiler kimlerdir? Bu isimler  hangi kriterlere uygun olarak belirlenmiştir? Ayni zamanda seçilen  kişilerin sahip oldukları ideolojileri doğrultusunda masa başında  görüşmelerde bulunacakları gerçeği dikkate alındığında durumun  hassasiyeti o kadar daha çok belirgin hal alacaktır.  Zira  bu kişilerin komitelerde sergileyecekleri bakış açıları bizlerin  geleceğini de şekillendirecek olası bir &#8220;anlaşmanın&#8221; temelini  oluşturacaktır. </p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">314@hunturk.net</guid>
<dc:creator>HunTürk.Net</dc:creator>
</item>

<item>
<title>Adaletsiz Padişah/ların(!) Lokmacıları Şerbet için Kuyruk Sallarsa(!)...(I)</title>
<link>http://www.hunturk.net/haber-313-adaletsiz-padisah-larin-lokmacilari-serbet-icin-kuyruk-sallarsai.html</link>
<description><![CDATA[<p>Kıbrıs&#8217;ta  yeni bir sürece girildiği yönündeki değerlendirmeler ışığında yapılan  yayımların pek çoğunda Kıbrıs Türküne &#8220;çözüm ve barış&#8221; umudu  verilmesine oldukça dikkat ediliyor. CTP iktidarının güneydeki siyasi  partiler ile olan yakın temasları, Lokmacı kapısının açılması, KKTC  içerisindeki sivil toplum örgütlerinin &#8220;barış&#8221; çığırtkanlıkları,  toplumsal cinsiyet ayrımcılığı adı altında gerçekleştirilen sinsi  faaliyetler, Genel Kurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt ve Kara  Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ Paşaların adayı ziyaretleri ve  verilen mesajları, Ankara Çağlayan Parkının yeni adına karşı başlatılan  imza kampanyası, Türkiye aleyhtarı yayımlar ve hareketler, cenaze  arabalarının &#8220;Batılılaşma&#8221; adı altında Rumlarınki gibi siyah renge  bürünmesi, öte yandan Rumların Türk soydaşlarımıza güneyde saldırılara  devam etmesi, GKRY&#8217;nin üniter bir yapıyı öngören anlaşmayı arzuladığını  açıklaması, CTP-AKEL, CTP-DİSİ görüşmeleri esnasında kaldırılan KKTC  bayrakları, sendikaların ard arda süren grevleri, hayat pahalılığı,  işsizlik, Devlet kurumlarında yaratılan &#8220;bugün git yarın gel&#8221; mantığı  çerçevesinde vatandaşlara çektirilen çileler ve daha saymakla  bitmeyecek bir yığın konu arasında Kıbrıs Türkünün vaziyetini resmetmek  pek de kolay olmadığını ifade etmek gerekir.  Zira  tüm bu hadiselere ilaveten eklenecek pek çok konu var. Yaklaşık bir  aydır Anavatan&#8217;da Kıbrıs konusu ile alakalı pek çok konferansa  katılarak konuşma şansına sahip olsam da bu geçen süreç içerisinde  Kıbrıs Türkünün her yeni gün içerisinde nasıl farklı konularla  gündemini değiştirecek olaylar yaşadığını dışarıdan görme şansına  yeniden sahip oldum...</p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">313@hunturk.net</guid>
<dc:creator>HunTürk.Net</dc:creator>
</item>

<item>
<title>TÜRK ULUSAL BÜNYESİNDEKİ SOYLU KANIN İFADESİ: TÜRK GENÇLİĞİ</title>
<link>http://www.hunturk.net/haber-311-turk-ulusal-bunyesindeki-soylu-kanin-ifadesi-turk-gencligi.html</link>
<description><![CDATA[<p> "Ey Türk Ulusu... Türk gençliği  olarak tarihten gelen görevimizi yapıyoruz. Şu anda çember altındayız.  Maddi ve manevi yardımlarınızı bekliyoruz. Parolamız ya özgürlük, ya  ölümdür" </p>
<p align="right"> 29 Nisan 1960, Türk Gençleri'nin Bildirisinden </p>
<p>   </p>
<p>        Aydın Türk Ocağı'nda 3 Şubat 1931'de Ulu Önder Atatürk: "Sağlık,  toplumsal, ekinsel alanlarda halkımızı ve köylümüzü aydınlatacak ne  gibi çalışmalar yapıyorsunuz? İzlenceniz var mı?" sorusunu yöneltmiş ve  bu soruyu Bir Türk genci şöyle yanıtlamıştı: "Paşam paramız ve aracımız  yok..." Atatürk bu yanıtı işitince; kükremiş ve soruyu yanıtlayan Türk  gencine: "<strong>Biz  bu vatanı parasız ve araçsız kurtardık. Türk devrimine karşı propaganda  yapanların paraları ve araçları mı var? Onlar sırtında torbalarıyla  Anadolu'yu karış karış gezerlerken sizin para ve araç beklemeniz ne  diye?</strong> Sizler, düşünsel yaşamda, bilim, ekin, güzel sanat  alanlarında yetişen, bu ulusa birer ışık olmanız gerekir. Türkiye  Cumhuriyeti sizlerin omuzlarında yükselecektir." demiştir. </p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">311@hunturk.net</guid>
<dc:creator>HunTürk.Net</dc:creator>
</item>

</channel>
</rss>
