HunTürk Türkçü Turancı Otağ
Üyelik Girişi
Misafir:106 kişi
Türk’ü, gerçek olarak, Türk’den başkası sevemez. Hüseyin Nihâl Atsız
TÜRK TARİHİ
Türk tarihi ile ilgili içerikler
Orhun kitabelerinde, ilk defa, 717 yılındaki ayaklanmalar münasebetiyle zikredilen Uygurlar Çin kaynaklarında adlarının türlü şekilleri ile anılmışlardır: Hoei-ho, Vei-ho, Hui-ho, Huei-hu, Wei-wu vb. Uygur adının manası, 974'de tamamlanan Çince Kiu Wu Tai adlı eserde "Şahin sür'ati ile dolaşan ve hücum eden" diye açıklanmaktadır. Diğer taraftan, kelimenin etimolo-gique olarak "uy (takip etmek) + gur" tarzında (Sal-gur gibi) meydana geldiği ileri sürülmüş ise de, o tarihlerde Türkçede "takip etmek" manasındaki fiil kökünün "ud+" olduğu belirtilerek, Uygur adının "Oy (oymak, baskı yapmak)+gur" çeklinde açıklanabileceği veya daha kuvvetli bir ihtimal ile bu adın Türkçe "Uy(akraba, müttefık)+gur" olabileceği ve dolayısiyle "On-
Uygur" deyiminin de "10 müttefik" manasında olması gerektiği bildirilmektedir. Çin kaynaklarında Asya Hunları'ndan indikleri bildirilen Uy-gurlar bir menşe efsanesine göre ataları Hun hükümdarının kızı ile bir kurttan türemiştir. Tabgaçlar devrinde (386-534) Kao-kü (Kaoche) adı ile görünmekte olup, 5. asrın 2. yarısında bir beylik kuran Uygur topluluğu o tarihlerde, bütün Yukan-Orta Asya'yı kapladığı anlaşılan Töles'lerin bir kısmını meydana getirmiştir ki, I. Gök-Türk hakanlığı çağında bu durumu muhafaza ediyor ve o zaman Selenga ırmağı etrafında oturuyorlardı. 7. asrın ilk çeyreğinde 6 kabileden kurulu Sir Yen t'o birliğine katılmışlar sonra P'u-ku, Tongra, Bayırku, Ediz ve Po-si adlarındaki 5 kabilesi de Uygurlar ile "ittifak ederek" hepsi "Uygur" adını almışlardır. Beyleri "Erkin" ünvanını taşıyordu. Bu sırada 50 bin savaşçı çıkardıkları bildiriliyor. I. Gök-Türk hakanlığının çöküntüye doğru gittiği yıllarda böyle görünen Uygur beyliği Er-kin T'e-kien tarafından idare edildi. Ölümü üzerine yerine oğlu P'u-sa geçirildi. Tarduç başbuğu (I-nan?) ile işbirliği yaparak Kagan Kei-li'nin oğlu kumandasındaki Doğu Gök-Türk ordusunu mağlüp eden (630'a doğru) P'u-sa zamanında Uygurlar kuvvetlenmiş, bilhassa, P'u-sa'nın annesi Vu-lo-hun'un ciddiliği ve töre hükümlerini uygulamaktaki titizliği sayesinde beylik tamamen nizama girmişti. O zaman "Erkin" yerine "İl-teber (el-teber, Çincede Ch'i-li-fa ~ K'i-li-fa ~ Sse-li-fa ~ H?ie-li-fa ~ Hie-li-fa) ünvanı kullanılmağa başlandı.
Merkezi Tola nehri havalisinde olan îl-teber T'u-mi-tu, Tar-duş'ların arazisini alarak ve "9 Oğuz" boylarını kendine bağlayarak ("On-Uygur") ülkesini genişletti, sonra güneye Huang-ho'ya kadar varan bir akın yaptı ve neticede "Ulug îl-teber" olarak Çin imparatoru tarafından tanındı (646); sonra ülkesini, Gök-Türk tarzında teşkilatlandırdı. Çin tarafından baskı altına alınmak istenen ve sonunda Çin'in tahriki ile öldürülen Tu-mi-tu(648)'nun oğlu P'o-yun, On-ok'lar "kagan"ı Ho-lu karşısında üstünlük kazanarak Taşkent yakınlanna kadar ilerledi (656). Ondan sonra yerine geçen kızkardeşi zamanında gittikçe zayıflayan Uygur beyliği nihayet İlteriş Kagan tarafından Gök-Türklere bağlandı. Anlaşılıyor ki, Kapgan ve înel zamanındaki isyanlarda dağılan Oğuz birliğini toplayarak yine bir tlte-berlik durumuna giren Uygur boyu 740'larda Hakanlığın Yabgu'luğu haline gelmişti.
Sayfa İşlemleri:
Menü
Türk Otağı |
English |
Makaleler |
Etkinlikler |
İçerik Kategorileri |
Haber Arşivi |
Kitap Tanıtım |
Şiirler |
Bağlantılar |
Dosyalar |
Videolar |
Anket: Ülkemizin içinde bulunduğu durum..? |
Gazete Manşetleri |
Site Ağacı |
Siteniz için |
Rss Haberler |
Videolarımızdan
Kutalmış Ocaklı'nın Konuşması
Dosyalarımızdan
Esat Kabaklı Oğul


