Gönderen Konu: Amerikan Haydutluğu: Nicolás Maduro  (Okunma sayısı 135 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı [Hun Türk]

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2436
  • TTK
Yine Amerikan hayutluk örneği ile karşı karşıyayız.

Amerika için söylenecek bir söz yok. Bunların hayatta kalma biçimleri böyle.

Aynı genetiği sahip İngiliz abileri gibi. Anglosaksonların meşhur feodal yapıları. Derebeylikler Türkçesi ile.


İşin konuşulacak kısmı; Sosyalizm kisvesi alıntında Bolivarcıların hep bir diktatör olarak hayatı sürdürmeleri, güya sosyalizm ile de halka beraber kaynakların kullanımı açılacak v.s.. Gerçek dünya ise Güney Amerika'da istersen kominist ol, ister kapitalist Amerika gibi bir derebeyin ne istiyorsa o geçerli olduğu.

Halktan o kadar kopuk yaşıyorlar ki, adamın ülkesinde kendi devlet başkanlarını dağa kaldırıyorlar, kimseden ses soluk yok. Zaten bu anı bekliyorlarcasına içten içe bir sevinç.

Bizler için sıkıntı bu haydutluk karşısında en azından olayın şekli olarak ses çıkartamamız. Sonuçta bizim için Rus ya da Anglosakson  arasında fark yoktur.(Bknz tarih!)

Bizim sözüm ona solumcu koministlerde ağıt yakıyorlar. Maduro şöyleydi böyleydi. Aynı yatakta fantezilerini dile getiriyorlar. Ulan adam diktatördü. Başka bir renkte derebey..

Venezuella ile ilgili eski tarihli sokak videolarına, belgesel nitelikli haber ve programların karıştırın. İkinci bir Küba. Kominist/Sosyalist şekerleri ile halkın kıçında don yok. Mafya ve uyuşturucu kartelleri ele geçirmiş. Nufus'un üçte biri kaçmış. Zengin petrol elde patlıyor.

Güney Amerika ülkelerin çoğunda sıkıntı var. Eskisi gibi bilgiye ulaşmak zor değil. GSMH, asgari ücretler ve suç oranları. Az çok ip ucu verir.


Diktatör yerini sağlama almak için her zaman birinileri zengin eder. Aynı Rus oligarklar gibi. Güney Amerika 'da bolca bulunan uyuşturucuyu en büyük pazar Amerika'ya göndermek normal bir durum gibi. Hazır nakit para.


Dıj Güjler bunlar ya demek kolay olan.

Nerde Bolivarcı o halk. Ağabasını dağa kaldırırken neden ses çıkartmıyorlar.



https://www.hunturk.net/sol-milliyetci-olamaz
https://www.hunturk.net/komunist-yahudi-ve-dalkavuk

https://www.hunturk.net/forum/turkiyeli-marksist-sol-uzerine-8439.html
Bana göre ticanilik, nurculuk, yobazlık, komünizm ve partizanlık gibi hastalıkların sebepleri, milli ülküden yoksunluktur.
Hüseyin Nihâl Atsız


TÜRK IRKI SAĞOLSUN !

Çevrimdışı turania_25

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 294
Ynt: Amerikan Haydutluğu: Nicolás Maduro
« Yanıtla #1 : 05 Ocak 2026 »
İşgalci ABD, yine işbaşında.

ABD; elini kolunu sallayarak, bir ülke başkanını evinden alıyor ve yargılanmak üzere kendi evine götürüyor. Daha sonra cadde, sokak ve pazarlarda köle satar gibi teşhir etmeye başvuruyor.

Bu durum karşısında dünya sus pus ve sonrası malum...
Bayrak benliğimdir bayrak kimliğim,
Bayrak; öz yurduma öz hakimliğim.

Bahtiyar VAHAPZADE

Çevrimiçi Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2560
  • Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
Ynt: Amerikan Haydutluğu: Nicolás Maduro
« Yanıtla #2 : 05 Ocak 2026 »
BİR DAMLA PETROL = BİR DAMLA KAN!

Bu söz RAİF KARADAĞ tarafından, 20 yıllık bir araştırma yapılarak, yazılan PETROL FIRTINASI adlı kitabın kapağında ve ilk satırında yer almaktadır.

Raif Karadağ 1973 yılında kitabını yayımladıktan sonra, Türkiye'nin petrol ve diğer enerji kaynaklarıyla ilgili, zamanın cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e, kapsamlı bir rapor sunmak için geldiği Ankara'da, kaldığı otelde, 53 yaşında, hiç bir rahatsızlığı yokken, esrarengiz şekilde ölmüş/öldürülmüş ve cumhurbaşkanına sunulacak olan dosya da kaybolmuştu.

Bütün dostlarıma, küresel haydut ABD tarafından gerçekleştirilen operasyonları iyi anlayabilmek için, bu kitabı okumalarını öneririm.

Gerçektende bir damla petrol = bir damla kan'dır.

Küresel haydut ABD'nin ileri sürdüğü; uyuşturucu, silah kaçakçılığı, insan hakları vs. vs. hepsi gargara.
Bütün amaç Venezuela petrolünü ele geçirmektir.

Venezuela devlet başkanı Nicolás Madura da; halkını açlığa mahkum eden, muhalefeti hapseden, basını, yayını susturan, adaleti askıya alan hırsız ve zâlim bir diktatör olarak, elbette ki, muteber birisi değil, ama konu bu değil.

Uyuşturucuyla mücadele bahane, insan kanından bile değerli olan, petrol şahane!

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimiçi Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2560
  • Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
Ynt: Amerikan Haydutluğu: Nicolás Maduro
« Yanıtla #3 : 06 Ocak 2026 »
Küresel emperyalizm, hedef tahtasına koyduğu ülkelerde; laik ve demokratik parlamenter sistem terk edilip, tek adam rejimleri tesis ediliyor.

Zira tek adam, iktidarını sürdürmek için; adaleti askıya alıyor, muhalefeti hapsediyor, basını susturuyor, yandaşlarla ülkeyi soyup soğana çevirerek, halkı aç ve yoksul bırakıp, gıda yardımlarıyla kendine bağımlı hâle getirmek sûretiyle istikrarsız bir yönetim tesis ediyor.

Sistemi ne kadar adaletsiz yönetirseniz, bunun doğal sonucu olarak; sizi satacak o kadar çok yöneticiniz, o kadar çok taraftarınız olur!
Ve o kadar hızlı yıkılır ve o kadar kolay ele geçersiniz!

Bunu, güncel olarak, Venezuela devlet başkanı Nicolás Madura'nın şahsında, TV'lerde, belgesel izler gibi, canlı canlı izliyoruz.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimiçi Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2560
  • Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
Ynt: Amerikan Haydutluğu: Nicolás Maduro
« Yanıtla #4 : 06 Ocak 2026 »
İnsanların büyük kısmı adaletin ne olduğunu bilir.
Liderler insanların kendisine sadakatle bağlanmasını ve savunmasını istiyorsa onları her konuda adaletli olduğuna inandırması gerekir.

Çünkü gerçek sadakat sadece adaletle inşa edilebilir.

O yüzden liderler tüm icraatlarında, ne kadar adaletli olduklarının, muhasebesini yapmalıdır.

Kötü bir liderin yanında sadece korkaklar ve çıkarcılar yer alır.
Onların sadakati de daha güçlü gelene kadardır.

Lider ne kadar adaletsizse o kadar başka zorbaların hedefindedir ve onların iştahını kabartır.
Çünkü bu piyasada korkutarak ve çıkar sağlayarak satın alma en geçerli yöntemdir.
O nedenle, demokrasinin işlemediği yerlerde, sadece diktatörler değişir ama oligarşi hep devam eder.

Ülkemiz insanları ve bu ülkeyi yönetenler son olaylardan gereken dersleri alıp, kendilerine çeki düzen vermeleri, hem kendileri ve hem de ülkenin geleceği açısından hayati önem taşımaktadır.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!