Gönderen Konu: Kürtlerin Kökeni ve Elegeş Yazıtı Hakkında Bilgi  (Okunma sayısı 13253 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Ziyaretçi
Kürtler aslen Farsların ilkel bir kolu olup Arap gibi ırklarla aşırı derecede karışma sonucu semitikleşmişlerdir. Bugün kürtler ırkî mânâda Sami kavimlerinin özelliklerini daha fazla yansıtmaktadırlar. Hiçbir zaman devlet olamadıklarından, hiçbir toprağı vatanlaştıramadıklarından dolayı "anayurt" ları yoktur. Ortaya çıktıkları topraklar vardır ki bunun da Orta ve Güney İran olduğu söylenebilir. Kürtçe ise yeryüzündeki ilkel dillerden biridir. Kökeni yine Farsça'ya dayanır. Türkçe'den Arapça'dan ve başka birçok dilden sözcük almalarına rağmen dillerindeki sözcük sayısı Türkçe'nin tek lehçesindeki sözcük sayısının beşte biri kadar bile olamamaktadır.

Ülkücülerin ısrarla savunduğu Kürtlerin Türk soyundan olduğu tezi artık insanları güldürmekten öte tiksindiriyor.. Bu saçma tez, 1980'lerin sonu ve 90'ların başında kürtlerin bölücülüğe kapılmaması için yaratılmış ama kürtler tarafından kabul görmemiş, dönüp dolaşıp Türklerin kendisini vurmuştur. Tüm bu tez, sadece Elegest anıtındaki tek sözcüğün çarpıtılmasına dayandırılmıştır.

"Min körtül kan Alp Urungu" , yani "Ben Körtle han Alp Urungu" , çarptırılarak "kürt ihanı Alp Urungu?ya dönüştürülmüştür. Urungu Altıoğuzların kağanıdır. Anıtın yazıldığı tarih 650 yıllarıdır ki, kürtler 7. yüzyılda islamı kabul etmişlerdir, ve ondan sonra sayısız kaynakta kürtler tanımlanmaya başlar ancak bu tezi yaratanlar bunları yok varsayar. Yani Moğolistan'daki bir Türk boyunun, hemen hemen aynı tarihlerde Orta Doğu'da bir etnisite olarak, hem de Türklüğünü unutmuş, ayrı bir etnisite olarak tanımlanabilmesi için Moğolistan'dan Orta Doğu'ya ışınlanması bile yetersiz kalır! Zaten, Divan-ı lügati Türk'te tüm Türk boyları sıralandığı halde kürt diye bir isim kesinlikle yoktur. Türk ile kürt isimlerinin aynı harflere sahip olmasına derin anlamlar yüklemek ve "kürtler, karda kart kurt sesi çıkararak yürüyen dağ Türkleridir" demek komedidir.

Kürtler, Farsların ana kütlenin kent medeniyetinden uzaklaşmış, Araplarla ve başka ırklarla karışarak ayrı bir etnisite halini almış, ancak dil ailesi olarak Farsça?ya bağlı kalmış ilkel bir Fars koludur. Zaten Kırmançi, Zaza, Asuri, Sorani, Gorani gibi çeşitli toplulukları kayık tiplerine bakarak kürt diye birleştiren bizleriz. Bir toplumun kökenini belirleyen en önemli kıstas, mensubu oldukları dil ailesidir. Bu bağlamda, Kürtçe Hint-Avrupa dil ailesinin Fars koluna dahildir.


Ayrıca, herhangi biri, Türklere yönelik "kürtler Türk soyundandır" telkinin, Türklere ne gibi bir yararı olacağını söyleyebilir mi? Bunun kürtlere daha çok tolerans ve sempati gösterilmesinden, kendilerine daha çok hareket alanı sağlamasından başka ne gibi bir yararı olabilir? Şu an hakları gasp edilen kürtler değil, Türklerdir. Böyle bir propaganda kürtlere yapılsa anlarım, belki inanıp kendisini Türklüğe bağlayan olabilir -ki 20 senedir yapıldığı halde başarılı olamamıştır-, ancak Türklerin kürtleri kendileriyle aynı soydan saymasının günümüzde Türklere pratikte en ufak yararı yoktur, bilakis zararı olur. Bu durumda, hala gelip uydurma tarih tezleriyle Türklere "kürtler de bizle aynı soydan, onlar da Türk" demek, Türklerin zaten yarım yamalak kalkık durumda olan kendilerini savunma kalkanlarını iyice indirmelerine yol açabilir.

Durumu o hale getirmek zorundayız ki, biz başkalarını kendimizle bir sayıp içimizi rahatlatmaya çalışmayalım, başkaları bizi kendileriyle bir olduğumuza ikna etmek için debelenip, kendilerinin bunu kabul etmemize layık olduklarını ispat etmek için uğraşsınlar.


Bu konuda büyük Türkçü fikir adamı Nihal Atsız'ın görüşleride şöyledir:

- "Kürtler, Türk veya Turanlı değildir. Buz gibi İranlıdır. Konuştukları dil bozuk, ilkel bir Farsçadır. Tipleri de öyle. Kürtler batı dağlarında kalmış bir takım Farslardır. Zaten birbirince anlaşamayan dört beş ağızla konuşan ve kendilerini Kırmanç ve Zaza diye iki grupa ayıran bu toplulukları ?Kürt? diye birleştiren bizleriz."

- "Cevdet Sunay?ın ?Türk topraklarında yaşayan herkes Türk?tür? demesine göre bu dağlı vatandaşlarımızın da Türk olması gerekir. Değildir. Ama, haydi kendimizi zorlayarak Türk?tür diye kabul edelim. Bir tarih öğretmeninin bıkıp usanmadan söylediği ve yazdığı uydurmaları kabullenerek dağlı vatandaşlarımız da Türk?tür diyelim. Diyelim ama neyleyelim ki onlar bunu kabul etmiyorlar."

- "Kürt devleti olamazdı. Çünkü Kürtler bir millet değildi. Farsların dağlı ve ilkel bir kolu idi. Türkler?e göre Yörükler ne ise, Farslara göre de Kürtler o idi. Şu farkla ki Yörükler sosyal seviye bakımından Kürtlerle ölçülemeyecek kadar üstündüler. Yörüklerden ?Yörük Ali Efe?, ?Demirci Efe? çıkmıştı. Daha önce de ?Çakırcalı Efe? çıktığı gibi... (...) Ya Kürt?ten kim çıkmıştır? Koçero, Hamido, Hakimo veya Tilki Selim. Yani düpedüz adi eşkiyalar, katiller ve hırsızlar..."

- "50.000 geri Kürdün yaşadığı ve Barzanî?ye silah kaçakçılığı yaptığı o geniş bölgeye Çingeneleri yerleştirip kaynaştırsak gelecek yüzyılda kimbilir ne insan güzeli vatandaşlar kazanırdık. Irkçılık düşmanları bu insan güzelleriyle evlenerek Hilâli yükseltirlerdi."

- "Evet... Kürt kalmakta direnir, dört beş bin kelimelik o iptidaî dilleriyle konuşmak, yayın yapmak, devlet kurmak istiyorlarsa gidebilirler. Biz bu toprakları oluk gibi kan dökerek; Gürcülerin, Ermenilerin, Rumların kökünü kazıyarak aldık, yine oluk gibi kan dökerek Haçlıların savaşçı şövalyelerine karşı savunduk. Kürtler 1839 yılına kadar askerlik bile yapmadılar. Viyana?dan Yemen?e kadar her yerde Türk ırkının kanı sebil gibi akarken onlar yaşadıkları dağlarda ve köylerde keçilerini güttüler ve firsat buldukça hırsızlık ve yağmacılık ederek yaşadılar. İran?la yaptığımız savaşlara yardımcı diye geldikleri zaman da daima firsat kolladılar ve Türk ordusunun yenildiği çarpışmalarda bu sefer İran?la birleşip Türkleri vurdular. Birinci Cihan Savaşı?nda bize topyekûn ihanet eden Ermeniler, yerleşik Türk halkını vahşi bir kırgınla bitirmeseydi ve dağlarda, sarp köylerde yaşayan Kürtler bu kırgından kurtulmuş olmasaydı bugün çoğunlukta oldukları illerde de azınlık olarak kalmakta devam edeceklerdi. Fakat yüzde yüz çoğunlukta olsalar bile Türkiye?nin herhangi bir bölgesinde devlet kurmak hayalleri, hayal olarak kalacaktır. Yunanlıların Bizans, Ermenilerin Büyük Ermenistan kurmak hayalleri gibi... Onun için Türk milletinin başını belaya sokmadan, kendileri de yok olmadan çekip gitsinler...."

("Konuşmalar I" başlıklı makalesinden alıntıdır.)




Elegest Yazıtı hakkında bilgi

Yazıt, 1888 yılında şimdi Rusya Federasyonuna bağlı Tuva Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan Yenisey ırmağı kollarından Elegest çayı vadisinde bulunmuştur. O sebepten yazıta bu ad verilmiştir. Aynı yerde bulunmuş başka yazıtlar da vardır. Elegest yazıtı şimdi müzede koruma altındadır.
Yazıt Göktürk harfli 12 satırlık bir mezar kitabesidir ve dili tamamıyla Türkçedir. Metin, 39 yaşında ölen hanın ağzından yazılmıştır ve onun ölümünden duyulan üzüntü dile getirilmiştir. Tipik bir Yenisey yazıtıdır. Bu tür başka yazıtlar da vardır. Yazıtın bir Kırgız hanına ait olduğu sanılmaktadır. Yazıtta tarih olarak pars yılı geçmekte ise de, bunun hangi pars yılı olduğu belli değildir. Yazıt, sanıldığı gibi bir Kırgız hanına ait ise, o zaman büyük ihtimalle Kırgızların, Uygur devletini yıkıp bağımsızlıklarını kazandıkları 840 yılından sonraki bir devreye ait olabilir. Bununla beraber yazıtın, bağımsızlık öncesi devirden kalmış olma ihtimali de vardır.


Yazıtın önemi

Bu yazıt, son yıllarda milliyetçi çevrelerde sık sık gündeme getirilmektedir. Bunun sebebi yazıtta Kürt kelimesinin geçtiğinin zannedilmesi, dolayısıyla da kürtlerin bir Türk boyu olduğunun var sayılmasıdır.

Türkiye kürtleri, yabancı devletlerin de desteğiyle bölücülük faaliyetlerini yoğunlaştırdılar. Terör de dahil her türlü eylemi mubah saymaya başladılar. Devlet de onların bölünmelerini önlemek üzere kendilerinin Türk soylu olduğunu propaganda etmeye başladı. Bu propagandanın kürtler üzerinde hiçbir etkisi olmadı, fakat bazı milliyetçi çevreler devletin bu propagandasının kurbanı oldular ve kürtlerin bir Türk boyu olduğuna inandılar. Böylece sivil kürt istilasına karşı tepkisizleştiler.

Kürtlerin Türk soylu olduğunu iddia edenlerin en önemli delili, işte bu Elegest yazıtında kürt kelimesinin geçtiği varsayımıdır. İşin aslı nedir? Hakikaten Elegest yazıtında kürt kelimesi geçmekte midir?


Konunun bilimsel boyutu

Yazıtın metninde kürt kelimesinin geçtiği iddia edilen harfler grubu şudur: kÖrtlKN

Hüseyin Namık Orkun 1940 yılında Elegest yazıtını Türkiye?de yayımlamıştır (Eski Türk Yazıtları. İstanbul, 1940, c. 3, s. 179-185). Orkun, metinde geçen bu harfler grubunu ?kürt el kan? diye okumuş ve ?Kürt elinin hanı? diye tercüme etmiştir.

Elegest yazıtı, en son olarak 1995?te Talat Tekin tarafından yeniden yayımlanmıştır (Türk Dilleri Araştırmaları, c. 5, 1995, s. 19-32). Tekin, aynı ibareyi ?körtle kan? olarak okumuş ve ?körtle han? diye tercüme etmiştir. ?Körtle? ?güzel? demektir.

Göktürk yazı sisteminde çoğu sessizlerin kalın ve ince olmak üzere iki işareti vardır. Ünlüler yönünden Göktürk alfabesi fakirdir ve Türkçedeki 8 sesli karşılığında yalnızca 4 işaret vardır. Ayrıca, sesliler özellikle ortada çok zaman yazılmazlar. a/e sesini karşılayan işaret kelime başında genellikle yazılmaz. Sonda ise, birleşik yazımlar dışında bütün sesler yazılır.

kÖrtlKN şeklinde yazı çevrimi yapılan harfler grubunda iki kelime bulunduğu açıktır. Söz konusu kelimede son iki harf kalındır. Önceki harflerin tümü ise incedir. Bir kelime hem ince, hem de kalın olamayacağı için bu harfler grubunda iki kelime olduğu kesindir. Sondaki kalın olan kelime üzerinde tereddüt yoktur. Bu kelime 'kan' , yani bizim lehçemizdeki 'han' sözüdür. Sorun birinci kelimededir.

Birinci kelime için şu alternatif okumalar mümkündür: kört(e)l, kört(ü)l, kör(e)t(e)l, kör(e)tl(e), körtl(e), kürt(e)l, kürt(ü)l, kür(e)t(e)l, kür(e)tl(e), kürtl(e)...

Seçeneklerde bulunan parantez içindeki ünlüler yazıtta harfle yazılmamıştır. Göktürk alfabesinde ö ve ü sesleri aynı işaretle yazılır.

Seçenekler çok olmasına rağmen, bunlardan yalnızca birisi doğrudur. Peki doğru olanı nasıl tespit ederiz? Bunun yolu şudur: O metnin bulunduğu lehçe (burada söz konusu olan Göktürkçedir) incelenir, doğru olduğu varsayılan kelime başka metinlerde de geçmelidir. Kelime, sadece o lehçede değil, onun devamı olan lehçelerde de tespit edilebilmelidir. Ayrıca doğru olan kelimenin bir etimolojisi ve çözülebilir bir yapısı olmalıdır. Ana hareket noktası budur. Bu çok hassastır ve daha da ayrıntıları vardır. Ama, burada daha fazla detay vermeye gerek yoktur.

Bu seçenekler arasında yalnızca körtle biçimi doğrudur. Çünkü, yalnızca bu kelime hem Göktürkçede, hem de Uygurcada geçmektedir. Kelime Uygurcanın çok yaygın bir kelimesidir ve ?güzel? anlamına gelmektedir. Öteki kelimeler Elegest yazıtının bağlı olduğu Göktürkçede ve onun devamı olan Uygurcada geçmemektedir. Sonuç olarak, Talat Tekin?in okuyuşu, yani ?körtle kan? şekli doğrudur.


Hüseyin Namık Orkun yanlış anlaşıldı

Namık Orkun?u, 'kürt el kan' ?Kürt elinin hanı? şeklinde okumaya iten sebebi de açıklayayım:

Hüseyin Namık Orkun Macar ekolünden yetişmiş bir Türkologdur. Kendisi Macaristan?da eğitim görmüş ve ünlü Macar Türkoloğu Gyula Németh?in yanında yetişmiştir. Orkun büyük bir dilcidir. 1930?lu yıllarda o gün için keşfedilmiş olan bütün Göktürk yazıtlarını toplamış ve sözlüğü dahil olmak üzere bunları Türkiye?de 4 cilt olarak yayımlamıştır (Eski Türk Yazıtları). Kendisi aynı zamanda bir Türkçüdür. 1944 olaylarında yargılanmıştır. Atsız?ın çıkardığı dergilerde birçok ilmî ve fikrî yazısı yayımlanmıştır. Atsız, Bozkurtlar?ı yazarken Orkun?un o anıt eserinden çok yararlanmıştır. Bozkurtlar?daki birçok ismin kaynağı bu Eski Türk Yazıtları adlı eserdir.
Orkun?un hocası Németh, araştırmalarında daha Macaristan?a gelmeden önce (10. yüzyıldan önceki bir zaman) kürt adlı bir oymağın Macarlara karıştığını tespit etmiş. Ama, bu oymağın mahiyeti belli değilmiş. İşte, Orkun, Elegest yazıtında problemli bu kelimeyle karşılaşınca, söz konusu kelimenin o Macarlara karışan oymağı ifade ettiğini düşünmüş ve o sebepten böyle okumuş. Yani, Orkun?un kastettiği, bizim bildiğimiz kürtler değildir. Ancak, kendisi bunu apaçık söylemediği, yalnızca kitabının notlar kısmında açıkladığı için konu istismara uğramıştır. Halbuki, kendisi, kastettiği kürt oymağının, Türkiye?nin güney doğu bölgesinde yaşayan İranî kürtlerle ilgisi olmadığını açıklıkla söylemeliydi. Bu konuda bilimsel bir hata yapmıştır. Ama, kötü niyeti yoktur. O sebepten, Hüseyin Namık Orkun?u hainlikle suçlamak yanlış olur. Atsız?ın da kendisine karşı herhangi bir olumsuz tavrı olmamıştır.

Sonradan işi bilmeyenler Orkun?un kitabındaki kürt kelimesini bu İranî kürtlerle birleştirdiler ve kürtlerin Türk soylu olduğu iddia edilmeye başlandı (İbrahim Kafesoğlu, Orhan Türkdoğan ve daha birçok kişi).


Sonuç

Kürtlerin dil, tarih veya soy olarak Türklerle hiçbir ilgisi yoktur. Kürtler Türklükten uzaklaşmış bir Türk boyu da değildir. Bu konuda sağlam tarihî veri yoktur. Kendimizi kandırmayalım.

DERLEYEN:ARKIN

Kuzeyli28

  • Ziyaretçi
evet bende bunu bir kitap ta okumuştum.Orda da kürt elinin hakanı Al Tigin diye geçiyordu.

Çevrimdışı aslanargun

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 153
kürd diye tanıdığımız topluluk benim midemi bulandırıyor. Bu itlerin ne soyu ne sopu belli, fakat ne kadar adilik varsa bunlarda mevcuttur: Ensest, Sapıklık, Kapkaçcılık, Töre Cinayeti vs.
Bu kopuklar beleşe konmaya alışmışlar! Bunlar arkadaşın yazdığı gibi fars arap kırması, TÜRKLÜKTEN ne yakından ne uzaktan bir baglantıları vardır, olamazda!
TÜRK dünyanın en temiz, en asaletli, en yiğit Irkıdır! Haliyle böyle çapaçulcular TÜRK olmaya özenecek'tır!
Fakat: TÜRK olamazsın! TÜRK DOĞARSIN!

TANRI TÜRKÜ KORUSUN!

Çevrimdışı oguzturan

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 31
    Değerli Arkadaşlarım, bu soysuzların isimleri Kürt bile değildir. Bunlara kürt bile demek istemiyorum. Türk-Kürt baş harflerini değiştirdiğinde, K-rd ün "ü" harfini çıkartıp yerine "u" koyduğunda Kurt olduğu ve Amerika'nın köpekliğiyle soysuz Kurdistan Devletin adı "Başkurdistan"'a benzemesi, sanki  beynimden kan fışkıracak gibi oluyor. Bu soysuzlar ne idüğü belirsiz aşağılık mahluklardır. Bunlara Kürt demekle soysuza, soy kütüğü açmak demektir. Soysuzun soy kütüğümü olurmuş?
       
NE MUTLU TÜRK BABADAN VE TÜRK ANADAN, YÜZDE YÜZ TÜRK DOĞANA !

Çevrimdışı oguzturan

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 31
   Değerli Bozkurtlar. Soysuzların, "Türk Tarihi ve Türk Dünyası" konusu ile ne ilgileri var. Bu gibi soysuzlar için, ayrı konu başlıkları açılmalıdır. Saygılarımla.
NE MUTLU TÜRK BABADAN VE TÜRK ANADAN, YÜZDE YÜZ TÜRK DOĞANA !

Çevrimdışı Turk_aze

  • Yasakli
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 233
gerçekten Türk tarihi ile bu kürtlerin ne alakası var?

Çevrimdışı citiroglu

  • Yasakli
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 6
Kardeşlerim ülkücüler kürtlerin TÜRK soyundan olduğunu falan savunmuyor, yanlız iki üç tane kürt olan ve kendini ülkücü sanıp düşünceleri karıştırmaya çalışan kürt soysuzu söylüyo diye hepsi bunu savunuyo diyemeyiz, farkettimki burada ülkücüleri pek iyi tanımıyosunuz.

Arkadaslar buradan sizler 5-6 bin kisiye ulasiyosunuz, belkide 10 000 bin Türk kardesimize ulasiyosunuz,güzel bir önderlik yapıyosunuz, fakat her ilde ve hemen hemen her ilcede bulunan ülkü ocaklari cok sayıda Türk gencine bilgi veriyor. Biz okuma kitabı olarak NİHAL ATSİZ hocamızın yazılarını okutuyoruz genclere, hic kimse kürdün TÜRK soyundan geldigini söyleyip savunamaz, tabii gercekten ben TÜRK'ÜM  diyosa.
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN

Çevrimdışı Turk_aze

  • Yasakli
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 233
MHP diyarbakır teşkilatı üyelerinin tamamı biz oğuz boyundan kürtleriz diyor.MHP Genel Merkezi bu açıklamaya hiçbir tepki vermedi.Ben kendim çeçen bayrağına sinirlendiğim için az kalsın ocak üyelerinin saldırısına uğruyordum.çeçen bayrağının Türk bayrakları arasında ne işi var dedim bana ;

Rehberimiz Kuran,Hedefimiz Turan...çeçenlerde Türk


dediler.

Çevrimdışı Turan savaşçısı

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 4
 Sayın ırkdaşlarım Kürt adı verilen ilkel kavmin Kürtolmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.Elegeş anıtında yer alan ifade "Kürt el kan" olmayıp "körtle kan"dır ve manası görkemli kağandır.Kürtler Farsilerin bir koludur ancak bugün Türkiye sınırları içerisindde yaşayan Kürtlerin çoğu Kürtleşmiş Türkmendir.Bunlar Türklükşuurundan yoksun oldukları için bunları Türk sayamayız.Bunu kısaca belittikten sonra MHP ve Kürtlere gelelim.MHP Arvasi ve Necip Fazıl gibi şeriatçı sentezcilerin ağına düşmüş ve yurttaki bütün Müslümanları Türk kabul eden bir miiliyetçilik politikasını benimsemiştir.Atsız Beğ'in talebesi olan Türkeş de bu gidişata oy kaygısı nedeniyle uymuştur ve her zaman ırkçılığı reddetmiştir.MHP sentezci ideolojisi gereği Kürtlerin Türklüğünü savunmuştur.Fakat parti mensubu ve sempatizanı olanların birçoğu bu görüşü kabullenmemiştir.Nitekim sentezci fikriyatın terkedilmesi ve artan terör olaylarıyla MHP tabanında ırkçı düşünce giderek artmaktadır.Kürtlerin Türklüğünü kabullenmek Devlet ideolojisi de olduğundan resmi çevrelerce de bu tez kanıtlanmaya çalışılmıştır.Yine de bazı popülist ülkücü dışında kimse bu iddaalara inanmamıştır.Kürtlerin Türk olduğunu kabuletmek Kürtçülüğü engelleyememiştir.Öyleyse kimseyi zorla Türk yapamayacağımız gerçeğini hatırdan çıkarmayarak gayriTürklere karşı tedbirler almalıyız.

Çevrimdışı [Hun Türk]

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2397
  • TTK
Konu güncel bölüme taşınmıştır. Forum yazılım türünü değiştirirken gözümden kaçmış Af ola..
Bana göre ticanilik, nurculuk, yobazlık, komünizm ve partizanlık gibi hastalıkların sebepleri, milli ülküden yoksunluktur.
Hüseyin Nihâl Atsız


TÜRK IRKI SAĞOLSUN !