Gönderen Konu: OTAĞ ÜYELERİ'NİN SEÇTİĞİ KULLANICI ADLARININ ANLAMLARI  (Okunma sayısı 22064 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı YANLIZ KURT(2)

  • Türkçü-Turancı
  • ***
  • İleti: 81
"2" kısmına gelince..
daha önceden YANLIZ KURT nickini almıştım
daha sonra noldu bilmiyorum şifremle giremedim
şifremi unuttum dedim
mailime bi aktivasyon linki gönderdiler
tıkladım değiştirmek için
yine olmadı
bende bu nicki aldım
bu arada bu noktaya yeri gelmişken değineyim..
daha önceki kullanıcı adımı kullanıyorken, siteden çıkış yaptığımda bir daha giremedim.
şimdi bu kullanıcı adımla siteden çıkış yapmadan direkt tarayıcıyı kapatıyorum.
ve internet tempory files klasörünüğ boşaltmıyorum
çünkü sanırım sitede bir arıza var
giriş çıkışlarda sorun yaşanıyor, sonuçta zamanında ben de site administrator luğu yaptığım için bunu anladım
bunu bildirmek istedim
bence bir kontrol edilmesinde fayda var.
Toros dağlarının tepelerinde tek bir Türkmen evinin bacası tüter halde kalmış ise, ben bu milletten umudumu kesmem, bayrağımı göğsüme sarar, milletimin istiklali uğruna ölürüm!

Çevrimdışı Akbudun

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 22
  • Bozkurtlar ulusun Tanrı Türk'ü Korusun
Kullanıcı adımın, kendimi tanımlaması bakımından, bir anlamı yok.
Hepinizin bildiği gibi, bey sülaleleri ve devleti yöneten Türklere akbudun, yönetilenlere de (halk) karabudun denilmektedir.
Bazı metinlerde bu ifadeler aksüyek (ak kemik) ve karasüyek (kara kemik) olarak da, aynı anlamda, kullanılmaktadır.

Benim için bütün Türkler soy ve asalet bakımından Akbudun'dur...
Karabudun tanımını, Türk olmayanlara kullanmayı yeğlerim...

Kök Tenğri Türk'ü Korusun!!!
Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz;
Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağına.
Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin
Değişilir topu da bir sokak kaltağına.

Çevrimdışı Mete Saltuk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 147
Değerli Üçoklu Börü Kardeşim;

Konuya ilginizden ve değerli yorumlarınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Emin olun 'ismi Kur'an'da yer almayan kişilere Peygamber şefaat etmeyecektir' cümlesiyle ilk kez sizin yazınızda karşılaştım. Böyle bir olaydan haberim yoktu.('Kur'an'da geçiyor' cümlesini dinimle bu şekilde bağlantısı var anlamında kullandım.) Hem oğlum olsaydı adını koymayı düşündüğüm Mete ve Saltuk isiminin Kur'an'da geçtiğini sanmıyorum.

Sizin de belirttiğiniz gibi muhakkak ki özümüzü yansıtacak isimler kullanmalıyız. Ancak Türkçe isimler hakkındaki bilgim yetersiz olduğu için; siz değerli kardeşlerimin görüşlerine başvurayım istedim. Konuya gösterdiğiniz ilgi için tekrar teşekkür ediyorum.

Daha önceki bir mesajımda yanlış anlaşılmaktan korktuğumu belirtmiştim. Bu yazıyıda bir cevap değil; teşekkür yazısı olarak kabul etmenizi rica ediyor, sizi sevgiyle kucaklıyorum. Saygılarımla   

Çevrimdışı Muchula

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 25
Muchula: Osm. Dev. döneminde kerkük civarında yaşamış Mustafa adlı bir şaire (horyat-hoyrat okuyan) halk tarafından yapılan kısaltmadır. O dönemde böyle çağırırlarmış o şairi.
Üçokl Börü kardeşim. Bazen gönlümde olup da kendime "şimdi söylesem mi?" dediğim şeyleri bir anda yazıveriyorsun. Sağolasın. Bu tür bir bilgilendirme sadece burda değil, daha geniş çapta yapılması gerekir. Gerekirse Türk Kurultaylarında da bunun üzerine gidilmesi gerekir. Biz Türkler olarak, islamiyetin doğuşundan beri Arapça kökenli adlar veriyoruz çocuklarımıza. İster dinimize daha yakın olması için, ister dinden kopmaması için çocuğun daha dünyaya gelmesinden itibaren milliyetini köreltiyoruz aslında. Bu da araplara, islam ülkelerine ve islamın esas doğduğu yerlere karşı bizde bir zafiyet yaratıyor. Daha önceki dönemlerde (ister Osmanlı devletinde olsun, ister Selçuklu) arapça ad koymaya çalışmaları, islamın yayıldığını ve ilerleme kaydettiğini göstermeye çalışmak için Türk hükümdarları tarafından izin verilen, müslüm-gayrı müslüm'lerin apaçık ortaya konulması açısından el altı çalışmasıydı bence. Belki o dönemlerde buna ihtiyaç duyulmuştur, böyle yapılmıştır. şimdi durum bu değildir. Müslüman, müslümanın tabiki kardeşidir. fakat çok şükür bu kardeşliği henüz göremedik. Ben Ankaradayken (bu yaz tatil için geldim kerkükten) ıraktan yeni göç etmiş amcamın oğlu, ırak büyükelçiliğinin okullarının dolu olması nedeniyle suudi arabistan'ın lisesine yazdırdılar çocuğu. Orada ATATÜRK'e apaçık küfreden hocaları dinlerken şok oldu. kitaplarında Türk ve Atatürk düşmanlığı dolu yazılar, her fırsatta Türkiye Cumhuriyetini ve Türk devletlerini kırma felsefesi ile yetiştiriyorlar. Bu, daha Türkiye topraklarındaki okulları. Tarihlerine göre Türkler, islamı köreltmiş, dar bir sahaya sıkıştırmış ve Cehalet örnekleri sergilemiştir.
1. Türkler Hz. Muhammed'ten önce tek tanrıya inanmış ve Cennet ve Cehennem kavramlarını bilecek, iyilik ve kötülüğü, ahlakı vb. uhrevi işleri bilecek bir yapıya sahipti. Bu da bize daha önceden bir uyarıcı geldiği anlamındadır. O uyarıcı sayesinde, daha müslümanlık gelmeden biz farklı bir ad altında aynı yola, Türklüğümüzü, adımızı, dilimizi, gelenek ve göreneklerimizi yitirmeden yeni bir ad almış bu dine devam ettik.
2. Allah Kuran-ı kerimde de apaçık "Biz sizi boylardan(kabilelerden) ve sınıflardan yarattık. Tanışasınız diye. Allah için en iyi olanınız, ondan korkanınız ve ona bağlananınızdır" diye buyuruyor. Hepiniz araplaşın demiyor.
3. Biz Tarih boyu gördük ki: ister araplar olsun, ister farslar olsun, isterse başka bir milletten olsun, hiç biri bize kardeş gibi davranmadı. Bu kötülük hissi, onların kanında var sanki. biz her zaman bağışlayıcı olduk. Onlar kötülüklerine devam ettiler. Bu da bize sadece zaman kaybettirdi.
4. Türk Budununun kendi içerisindeki dayanışma sayesinde uygar olduk. Olmaya da devam edeceğiz. Türk milleti maymun değildir. Kendisinde olmayan bir yenilik varsa alır, kendine uyarlar ve kendine özgü bir şekilde kullanır.
5. Allah her kitabında, her peygamberle kendisine bağlanmamızı istedi.Doğrudur. Peki Kuran'dan önce Allah inancı da arapçamıydı? Her millete gelen elçiler o millete özgü bir dille tanrıya yakınlaşmalarını istemiştir. Bu da bizim tarihimiz, dilimiz ve kültürümüzle övünmemize yetecek ve artacak bir olaydır.
Saygılar sunarım
Tanrı Türk'ü Korusun, Yüceltsin ve Utandırmasın!

Çevrimdışı Kurtkaya

  • Otağ Sorumlusu
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 412

Biz Türkler olarak, islamiyetin doğuşundan beri Arapça kökenli adlar veriyoruz çocuklarımıza. İster dinimize daha yakın olması için, ister dinden kopmaması için çocuğun daha dünyaya gelmesinden itibaren milliyetini köreltiyoruz aslında. Bu da araplara, islam ülkelerine ve islamın esas doğduğu yerlere karşı bizde bir zafiyet yaratıyor.


Muchula andaya katılıyorum.

Araplar, itiraf etmeliyiz ki, İslamiyet’i, özellikle Türklere karşı, Arap kültür emperyalizminin aracı olarak kullanmakta çok başarılı olmuşlardır.
İslamiyet üstünlüğü ırka değil, takvaya göre değerlendirmiş olsa bile, buna, başta Halife Ömer olmak üzere sonra gelen bütün yöneticiler muhalefet etmişlerdir.
Halife Ömer, soylu Arap kadınlarının kölelerle ve diğer milletlerle evliliğini yasaklamıştır.
Peki Halife Ömer kimdir? Halife Ömer İslam Peygamberinin hem kayınpederi ve hem de en yakın bir kaç arkadaşından birisidir ki, İslam tarihi açısından da çok önemli bir simadır.
Halifelik makamını ellerine geçiren Arap hanedanlarından Emeviler ırkçılığın ve hatta İslam'ı kendi emperyal amaçları için istismar etmenin daniskasını yapmışlardır.
Emeviler, Arap kültürünü empoze etmek ve kendi iktidarlarını sağlamlaştırmak için, uydurma hadisler ortaya sürecek kadar İslam'a, Kur'ana ve Peygambere muhalefet etmiş, bir hanedandır.
İşte Uydurdukları hadislerin bir kaçı:
"Peygamber, mahşer günü, adı Kur'an'da geçmeyen kimselere, Müslüman olsalar bile, şefaat (yardım) etmeyecektir."

"Cennet ehlinin dili Arap’çadır"

"Her kimin iki oğlu var ise birisine mutlaka, Muhammet ismini vermelidir."

Oysaki Araplar, kendilerinin cahilliye devri dedikleri dönemde, İslamiyet gelmeden önce de, bu adları kullanmıyorlar mıydı?
Elbetteki kullanıyorlardı! Hani İslam’la birlikte eski adlarını terk edip, yeni adlar almış olsalar, bunu bir nebze olsun anlayabiliriz.

Türk Milletini, binlerce yıllık adlarından uzaklaştırmaya çalışırken ileri sürdükleri gerekçe, Türk isimleri olan Bozkurt, Börü, Şahin, Tuğrul, Çağrı ve benzerleri gibi isimlerin hayvan adları olmasıdır.

Şimdi de İslam adıyla Türklere empoze edilen Arapça isimlerin bir kaçının anlamına bakalım:
Zeynep: Tombul, etli-butlu yuvarlak kadın.
Hatice: Prematüre( erken doğmuş) kız
Ayşe: Düve, doğum yapmamış dana,yaşar.
Fatma: Sütü kesilmiş, kurumuş.
Osman: Küçük yılan
Hattab: Odun
Kelb: Köpek, it
Muaviye : Havlayan, uluyan köpek
Haydar: Aslan
Hamza: Aslan Avcısı
Bu örnekler daha da çoğaltılabilir.

Peki yukarıda anlamları verilen ve hiç bir dönemde Türklerin kullanmak tenezzülünde bulunmayacağı bu edep dışı, iğrenç ve seviyesiz adların İslam'la ne alakası vardır?
Oysaki Türklerin ad olarak aldıkları hayvanların hepsi asil, kudretli ve soyluluk ifade eden isimlerdir.
İşte uyutmaca ve cahilliğimizin resmi bundan ibaret.
Arapça’ya verilen kutsiyet öylesine ileri derecededir ki, Arapça olarak kadınlara mahsus özel durumu anlatan vaizin sözlerine, derin bir huşu ile gözyaşı dökmek garabet ve cahilliği de yine bize aittir.


Ben Ankaradayken (bu yaz tatil için geldim kerkükten) ıraktan yeni göç etmiş amcamın oğlu, ırak büyükelçiliğinin okullarının dolu olması nedeniyle suudi arabistan'ın lisesine yazdırdılar çocuğu. Orada ATATÜRK'e apaçık küfreden hocaları dinlerken şok oldu. kitaplarında Türk ve Atatürk düşmanlığı dolu yazılar, her fırsatta Türkiye Cumhuriyetini ve Türk devletlerini kırma felsefesi ile yetiştiriyorlar.
 

Çöl bedevilerin bu davranışı, Türklere karşı ezikliğin psikolojik yansıyışından başka bir şey değildir.
Türkler İslam'ı kabul etmeden önce 6 defa, İslam'ı kabul ettikten sonra da ancak bir defa, Timur Han'la, Turan'ı gerçekleştirmiş bir millettir.
Dünya Tarihinin hiç bir döneminde Türk İmparatorluklarının ulaştığı kırk dört milyon metrekarelik toprağın yarısına bile sahip olabilmiş başka bir imparatorluk yoktur.
Arapların devletleşme süreci MS. yedinci asırdan itibaren başlamıştır. Oysaki 7. asırda üç büyük Türk İmparatorluğu aynı anda tarih sahnesindeydi. İrili ufaklı Türk devletinin sayıları ise onlarcaydı. Çünkü Türk Turan İmparatorlukları konfederasyon olduğundan bünyesinde bir çok federasyon ve her federasyonda bir çok devleti barındırıyordu.
İşte Türkün bu büyüklüğü karşısında ezilen gayri Türk unsurlar, bu ezikliklerini telafi etmek için Türk'ü hor ve hakir görme yoluna başvurmaktadırlar.
Bu aşağılık adamların bedevi devleti kralı sıfatıyla Türkiye'ye yaptığı ziyarette Atatürk'ü ziyaret etmeyi ve İstiklal Marşımızı dinlemeyi reddetmesine, iktidarda bulunan ezik etnik döküntüler ses çıkartamamış, daha doğrusu için için sevinip, ne iyi ediyorsun dercesine, bu kepazeliği devlet şeref nişanı ve madalyası vererek ödüllendirmişlerdir. Türk Devlet gelenek ve protokol kaidelerini hiçe sayarak Suudi kralına yaptıkları yalamalıklar da çabası...


Peki Kuran'dan önce Allah inancı da arapçamıydı? Her millete gelen elçiler o millete özgü bir dille tanrıya yakınlaşmalarını istemiştir. Bu da bizim tarihimiz, dilimiz ve kültürümüzle övünmemize yetecek ve artacak bir olaydır.


Türklerin en eski ve millileşmiş dini olan Tenğricilik ya da Gök Tenğri inancı putperest bir din değildir, muhavvitttir(Tevhit esaslı). Tarihi kaynaklar Oğuz Han Atamızın yalvaçlığını (peygamber) ortaya koymaktadır. Gök Tenğri inancı Türklerin Oğuz Han Atamız vasıtasıyla Tanrı'dan bir defalık ve hiç değiştirip, bozmaksızın, aldığı vahiydir(ilahi buyruk ve dini manzumeler bütünü)
Sonuç olarak Tarihi gerçek şudur ki:
Türkler Müslümanlık sayesinde değil, Müslümanlık Türkler sayesinde yükselmiş ve yaşamıştır.
Türkler Müslüman olmadan önce de dünyanın en ihtişamlı imparatorluklarını kurup, medeniyetlerini inkişaf ettirmiş büyük bir millettir.
Diliyle de, kültürüyle de, sanatıyla da, edebiyatıyla da, toplumsal düzeniyle de diğer bütün milletlerden fersah fersah öndedir, hele çöl bedevisi Arap aşiretlerinin bu büyüklük yanında esamisi bile okunmaz.
Tarih ve medeniyet Türklerle başlar....

Tanrı Yüce Türk'ünü Korusun.

Çevrimdışı Sn.Kartaltürk

  • Yasakli
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 6
Biz kendi soyadımızı kullanıyoruz sırdaşım...
Ulu Türkçü Nihal ATSIZ !!!
Siz rahat uyuyun. Atsız ve Atam.

Çevrimdışı Mete Saltuk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 147
Değerli Kardeşlerim;

Gerek Türkçemize Ne Oluyor, gerekse bu başlıkta yer alan bir çok yazının yazılmasına sebep olan ben, Türkçe isimler konusundaki haklılığınızı ve hassasiyetinizi paylaşıyorum. Ancak; bazı kardeşlerimin konuya başka bir boyut getirerek, arap hayranlığına vardırması şahsımı üzmüştür. Konu ile ilgili şahsıma yönelik doğrudan bir yazı olmamasına rağmen, üzerime alınıyor, daha önceki yazımı ve Üçoklu Börü Kardeşime yazmış olduğum teşekkür yazısını okumanızı(okunmamış olabilir)rica ediyorum. Saygılarımla

Çevrimdışı YANLIZ KURT(2)

  • Türkçü-Turancı
  • ***
  • İleti: 81
Değerli Kardeşlerim;

Gerek Türkçemize Ne Oluyor, gerekse bu başlıkta yer alan bir çok yazının yazılmasına sebep olan ben, Türkçe isimler konusundaki haklılığınızı ve hassasiyetinizi paylaşıyorum. Ancak; bazı kardeşlerimin konuya başka bir boyut getirerek, arap hayranlığına vardırması şahsımı üzmüştür. Konu ile ilgili şahsıma yönelik doğrudan bir yazı olmamasına rağmen, üzerime alınıyor, daha önceki yazımı ve Üçoklu Börü Kardeşime yazmış olduğum teşekkür yazısını okumanızı(okunmamış olabilir)rica ediyorum. Saygılarımla
sanal ortamda olur böyle şeyler saltuk kardeşim
sıkma canını
Toros dağlarının tepelerinde tek bir Türkmen evinin bacası tüter halde kalmış ise, ben bu milletten umudumu kesmem, bayrağımı göğsüme sarar, milletimin istiklali uğruna ölürüm!

Çevrimdışı TiginNoyan

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 549
  • Inançu Apa Yargan Tarkan Köl Tigin
    • Steppe History Forum
Sayın Mete Saltuk kandaşım, lütfen uyduruk Mete adını çocuğunuza vermeyiniz, zîrâ Mete, o büyük hükümdârın Çince yazılışı 冒頓 karakterlerinin bugünkü okunuşu olan Màodùn ya da Mòdú'nun (eski okunuşu Mek-twen) 19. yüzyılın sonları ya da 20. yüzyılın başlarında Fransız bir Çinbilimci (Sinolog) tarafından Mei-tei olarak yanlış okunması sonucu ortaya çıkan ve Türkçe'ye yanlış geçen bir okuma biçimidir. Mete olarak okunması doğru değildir. Ben olsam Saltuk adını yeğlerdim.


Türük Oguz begleri bodun eşid: üze teŋri basmasar asra yir telinmeser Türük Bodun iliŋin törügün kim artatı utaçı erti? Türük Bodun ertin, ökün!

Çevrimdışı Mete Saltuk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 147
Değerli TiginNoyan Kardeşim;

Vermiş olduğunuz bilgi ve görüşleriniz için teşekkürler. Ben de araştırdığımda sizinkine benzer (moğolca) bilgilere ulaşmıştım. Oğuz Han ve Mete Han'ın aynı kişi olup olmadığının(Yaşadıkları bazı olaylar birbirine benziyor) tam öğrenemediğim için ve Mete Han'ın Türkçe ismine ulaşamadığım için bu şekilde kullanmayı tercih ettim. Eğer ki bilgi sahibi olmanız durumunda; bu bilgiyi paylaşmanızı rica ediyorum. Saygılarımla