Gönderen Konu: TÜRKÇÜLÜĞÜN KUTUP YILDIZI, ULUĞ BİLGE, ZİYA GÖKALP  (Okunma sayısı 116125 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı börüçine

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 16
25 EKİM ...."Ziya GÖKALP" i anıyoruz
« Yanıtla #30 : 25 Ekim 2007 »
Türkçülüğün fikir babası Ziya Gökalp in ölüm yıldönümü bügün.Saygı ile anıyoruz.....
" Biz doğrudan doğruya Milliyetperveriz ve TÜRK MİLLİYETÇİSİYİZ"
                                                                                                               Mustafa Kemal ATATÜRK

Çevrimdışı Başkan Denktaş

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 12
  • Bir Aşktır TÜRKÇÜLÜK.
Ynt: 25 EKİM ...."Ziya GÖKALP" i anıyoruz
« Yanıtla #31 : 25 Ekim 2007 »
Büyük Türkçü mekanın Tanrı Dağı olsun.
KIBRIS TÜRKÜNDÜR

TENYASIZ BİR TÜRKİYE.

Çevrimdışı SabutaY

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 49
  • Türk Budunu Ulusun;Tanrı Türk'ü Korusun!!!
Ynt: 25 EKİM ...."Ziya GÖKALP" i anıyoruz
« Yanıtla #32 : 25 Ekim 2007 »
Tanrı nın rahmeti üzerine olsun Büyük Türkçü ZİYA GÖKALP ATAM!!!

Çevrimdışı TÜRK-KAN

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2182
  • UÇMAĞA VARDI, TANRI DAĞLARINDA!
Ynt: 25 EKİM ...."Ziya GÖKALP" i anıyoruz
« Yanıtla #33 : 25 Ekim 2007 »
ZİYA GÖKALP  ( 1875-1924 )

"Heyecanlarımın babası Namık Kemal, fikirlerimin babası Ziya Gökalp'tir" - BAŞBUĞ ATATÜRK


 Ünlü fikir adamı ve şairlerimizden olan Ziya Gökalp, 1876'da Diyarbakır'da doğdu. II. Meşrutiyet'ten başlayarak Türkçülük akımının en büyük temsilcisi sıfatıyla Türk düşünce ve siyaset hayatını kuvvetle etkilemiş, Milli Edebiyat akımı içinde verdiği eserlerle Türk edebiyatının biçim ve dil yönünden yenileşmesini sağlamıştır.

 Öğrenimine Diyarbakır'da başlayan Ziya Gökalp, aynı şehirde Askeri Rüştiye'yi (1890) ve Askeri İdadi'yi bitirdi (1894). Ziya Gökalp, tıbbiyelilerin istibdata son vermek için kurdukları İhtilal Komitesine girmiş, okuldaki faaliyetleri ve okuduğu Fransızca kitapların zararlı sayılması yüzünden hapsedilmiştir. Diyarbakır Valisi Halit Bey'in yolsuzluklarına karşı mücadeleye girişen arkadaşlarıyla birlikte yasak yayın okudukları gerekçesiyle tutuklandı (1898). İstanbul'a döndükten sonra da okuldan uzaklaştırıldı.

 Ziya Gökalp, hükümlülük süresi dolunca "Zaptiye Nezareti altında bulundurulmak üzere" Diyarbakır'a gönderildi. Burada Siyaset, felsefe ve tarih üstüne incelemeler yaparken, istibdat aleyhine gizli faaliyetlere de katıldı. Bölgede güvenliği sağlamak için kurulmuş Hamidiye alaylarının başındaki Milli aşiret reisi İbrahim Paşa'nın adının karıştığı soygun ve baskın olayları karşısında halkı direnmeğe ve eyleme yöneltti. Halk 3 gün süreyle telgrafhaneyi işgal etti (1905). İbrahim Paşa ve adamlarının cezalandırılması için saraya telgraflar çekildi. Üstelik, Avrupa ve Asya ülkeleri arasındaki haberleşmenin bağlantı noktası olan Diyarbakır telgrafhanesinin bu bağlantıyı kesmesi olayın daha da büyümesine yol açmış ve yabancı ülkeler saraya baskı yapmaya başlamıştı. Konuyu incelemek üzere İstanbul'dan Diyarbakır'a gönderilen soruşturma kurulu Hamidiye alaylarının bir süre sinmesini ve yolsuzluklara son vermesini sağladı. Ancak halkın yakınmasına yol açan yeni olaylar patlak verince, Ziya Gökalp ve arkadaşlarının önderliğinde halk yeniden telgrafhaneyi ele geçirdi. 11 gün süren bu ikinci işgal halkın kesin zaferiyle sonuçlanmış, hükümet İbrahim Paşa ve alaylarını bölgeden uzaklaştırmak zorunda kalmıştır (1907). Gökalp, ilk eseri olan Şaki İbrahim destanında bu olayı anlatır.

 II. Meşrutiyetin ilanından sonra, Ziya Gökalp'ın kurduğu gizli cemiyetin yerini Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Diyarbakır Şubesi aldı. Partinin Diyarbakır, Van ve Bitlis örgütlerinin denetimiyle görevlendirilen Ziya Gökalp, bu dönemde Diyarbakır ve Peyman gazetelerine yazıyordu. 1909'da partinin Selanik'teki kongresine il temsilcisi olarak katıldı. Bir yıl İstanbul Darülfünunda psikoloji okuttuktan ve Diyarbakır maarif müfettişliği yaptıktan sonra, yeniden Selanik'e gitti. Katıldığı parti kongresinden sonra genel merkez üyeliğine seçildi. Burada Genç Kalemler, Yeni Felsefe, Rumeli gibi dergi ve gazetelerdeki yazılarıyla Türkçülük ve dilde sadeleşme hareketlerinin öncüleri arasında yer alan Gökalp, milli duyguları, tarih bilincini, bilime ve tekniğe değer veren düşünceyi her şeyin üstünde tutan şiirleriyle çevresini geniş ölçüde etkiliyordu. İttihat ve Terakki Genel Merkezi İstanbul'a taşınınca (1912), Gökalp da İstanbul'a yerleşti. O yıl Ergani madeninden Milletvekili seçildi.

 Türk Ocağı çevresindeki çalışmaları, Türk Yurdu ve kendi çıkardığı Yeni Mecmua (1917) gibi dergilerdeki yazıları, Türkçülük akımının ilkelerini saptayan ve çağdaş uygarlık karşısında yerli bir senteze varılmasını şart koşan önerileri (Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak 1918), Darülfünun'da okuttuğu toplumbilim dersleri, İttihat ve Terakki'nin yönetici kadrosu üzerindeki etkisiyle Ziya Gökalp, Mütarekeye (1919) kadar uzanan dönemin düşünce ve siyaset hayatına yön veren etkenlerin başında yer aldı. İstanbul'un işgali üzerine tutuklanarak iki yıl Malta'da sürgün kaldı (1919-1921). Döndükten sonra, Uelif ve Tercüme Heyeti başkanlığına getirileceği tarihe (1923) kadar Diyarbakır'da kaldı ve küçük Mecmuayı yayımladı.

 1923'te Diyarbakır'dan milletvekili seçildi. Hakimiyeti Milliye, Yeni Gün, Cumhuriyet gazetelerinde makaleleri çıkıyordu. Altın ışık (1923), Türkçülüğün Esasları (1923), Türk Töresi (1923) gibi kitapları birbirini izliyordu. Cumhuriyet Halk Partisinin programını inceleyen ve yorumunu yapan Doğru Yol (1923) adlı incelemesini de yine bu dönemde kaleme aldı. O sıralar yazdığı Türk Medeniyet Tarihi ise ölümünden sonra yayımlandı (1926). Yine ölümünden sonra çeşitli gazete ve dergilerde çıkmış yazılarıyla mektupları çeşitli kitaplarda derlendi. Çınaraltı (1939), Fırka Nedir? (1947), Ziya Gökalp Diyor ki (1950). Ziya Gökalp'ın neşredilmemiş yedi eseri ve aile mektupları (1956), Ziya Gökalp'ın Yazarlık Hayatı (1956), Ziya Gökalp Külliyatı (1. Kitap şiirler ve halk masalları;1952, 2. kitap Limni ve Malta Mektupları;1965), Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri (1973). 1924'te İstanbul'da öldü.


23 EKİM 2023'DE, ELİM BİR TRAFİK KAZASI SONUCU, UÇMAĞA VARDI.
ŞİMDİ; TANRI DAĞINDA, ATALAR YURDUNDA, ATSIZ ATA MAKAMINDA, BAŞBUĞLAR OTAĞINDA, ERİNÇ İÇERİSİNDE!

Çevrimdışı TÜRK-KAN

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2182
  • UÇMAĞA VARDI, TANRI DAĞLARINDA!
Ynt: 25 EKİM ...."Ziya GÖKALP" i anıyoruz
« Yanıtla #34 : 25 Ekim 2007 »
 Türkiye Türklüğü'nün yetiştirdiği BAŞBUĞ ATATÜRK ve Atsız Ata'yı fikri yönden derindne etkileyen Büyük Türkçü Ziya Gökalp Beğ'i rahmetle ve minnetle anıyoruz.  Mekanı Tanrıdağı olsun.

 TTK

 TÜRK IRKI SAĞOLSUN
23 EKİM 2023'DE, ELİM BİR TRAFİK KAZASI SONUCU, UÇMAĞA VARDI.
ŞİMDİ; TANRI DAĞINDA, ATALAR YURDUNDA, ATSIZ ATA MAKAMINDA, BAŞBUĞLAR OTAĞINDA, ERİNÇ İÇERİSİNDE!

Çevrimdışı DEDEM KORKUT_ASYA

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 145
Ynt: 25 EKİM ...."Ziya GÖKALP" i anıyoruz
« Yanıtla #35 : 25 Ekim 2007 »
Ziya Gökalp
 
bugün 25 Ekim.
Büyük Bozkurt M. Kemal Atatürk’ün  “fikir babam”  dediği Diyarbakır’ın meyvesi Türkçü Ziya Gökalp’in, ölüm yıldönümü.
Siyasi iradeden mahrum olduğumuz bu günlerin acısını yaşarken, gençlerimizin pazar günkü lig maçlarında tribünlere astıkları ve taşıdıkları sözcükler, beni bugün Diyarbakır’a Ziya  Gökalp’e ulaştırdı;  “Türk-Kürt kardeştir, bölücüler kalleştir” - “Hepimiz Mehmetçiğiz.”
Türk’lüğünden gurur duyamayan Türkiyeliler’in zaaflarından istifade ederek yurt içinde ve dışında faaliyetlerini artıran bölücü hareketin merkezi haline getirilen güzel Diyarbakır’ımızda 1876 yılında bir genç doğdu. Ondört yaşında, şehrindeki Askeri Rüştiye’yi, onsekiz yaşında da Askeri İdadiyi bitirdi.
Meşrutiyet’ten sonra yurdumuzda başlayan Türkçülük Akımı’nın öncüleri, Kazan Türkü Yusuf Akçura, Azerbaycan Türkü Hüseyinzade Ali Bey ve Ahmet Ağaoğlu ile Ziya Gökalp ve arkadaşları  “Türk Düşünce”  ve  “Siyaset Hayatı” nı etkileyen  “Milli Edebiyat Akımı” içinde verdikleri eserlerle, edebiyatımızın biçim ve dil yönünden yenilenmesini sağlayan Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin faal üyesi olarak çalışmışlar ve yeni kurulan  “Türk Ocağı” nın bünyesinde toplanmışlardır.
“Türk Yurdu”  ve “Yeni Mecmua”  yolu ile Türkçülük akımının ilkeleri saptanmış ve çağdaş uygarlık karşısında yanlı bir senteze varılmasını şart koşan  “Türkleşmek-İslamlaşmak-Muasırlaşmak” görüşleriyle, dönemin düşünce ve siyaset hayatımıza yön vermişlerdir.
Ziya Gökalp, Cumhuriyetimizin ilanından sonra, milletvekili olarak görev yapmış, makaleleri ile  “Türkçülük Fikriyatı” nı işlemiş ve Cumhuriyet Türkiyesi’nin temelini oluşturan  “En büyük Türk düşünürü” olmuştur.
Yeni genç Cumhuriyetimizin bütün yeniliklerinde, O’nun düşüncesi emeği ve etkinliği vardır. En büyük eserlerinden birisi olan  “Türkçülüğün Esasları”  Cumhuriyetimizin şeklini ve istikametini tayin etmiştir. Atatürk İnkılapları’nın temelinde O’nun fikirleri vardır. Türkçülüğü,  “Türk Milleti’ni Yükseltmek”  olarak tarif etmiştir.
Altınışık, Türk Töresi, Türkçülüğün Esasları, Doğru Yol gibi temel eserlerinden sonra hazırladığı  “Türk Medeniyet Tarihi” nin basıldığını göremeden bundan 83 yıl önce 25 Ekim 1924’te kırksekiz yaşında iken hayata veda etti.
Güzel meyveler vermeye başlayan genç fidanların, meyvesiz ağaçlardan önce kesilmesinin acısını, en çok o cins meyveyi sevenler duyarlar. Gökalp’in de genç yaşta ölümünün acısını, en çok Türkçüler duymuşlardır. Tıpkı; Erol Güngör’ün, Mehmet Eröz’ün, Dündar Taşer’in, Dr. Recep Doksat vb..  “Türk Milliyetçi Düşünce Sistemi” nin temel taşını örecek genç ideologlarımız gibi...
Gökalp’in uçmağa varmasından dört gün önce, tedavi gördüğü hastaneye M. Kemal Atatürk bir telgraf çekmiş ve “Türk Mütefekkiri Ziya Gökalp Beyefendi” diye ithaf ederek Avrupa’da tedaviye ihtiyaç duyulduğunda bütün masrafları üstlenmeye hazır olduğunu bildirerek, Türk Cumhuriyeti’nin temel fikir yapısının ustasına karşı sevgi ve saygısını göstermiştir.
Diyarbakırlı Türkçü Gökalp’in bölücülere cevabı;
 “Sorma bana oymağımı, boyumu. Beşbin yıldır Millet gibi yaşarım.
Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı. Türk’üm, bu ad her unvandan üstündür.”
Türk Dünyasına sırtını çevirip, Arap Dünyasında dolaşan ve AB kapı bekçiliğinde sıra bekleyen köksüzlere cevabı;
 “Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan.
Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir Turan.”
Tanrı Türk’ü korusun.

 
BAŞTA BAŞBUĞ ATATÜRK OLMAK ÜZERE TÜM BOZKURTLARIN FİKİR BABASINI SAYGI VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ....

Çevrimdışı DEDEM KORKUT_ASYA

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 145
Ynt: 25 EKİM ...."Ziya GÖKALP" i anıyoruz
« Yanıtla #36 : 25 Ekim 2007 »
Yazı Sami YAVRUCUK Beye aittir.

tungatonyukuk

  • Ziyaretçi
Ynt: 25 EKİM ...."Ziya GÖKALP" i anıyoruz
« Yanıtla #37 : 25 Ekim 2007 »
ULu Beğ Ziya Gökalp..

Sen Bizim Fikrimizin babası sın..

Sen Bir akım Babasısın..

Sen bir Türk'çülüğün babası sın.

Ruhun şad Mekanın Cennet Olsun..

Tanrı Türk'ü Korusun.

oguz33

  • Ziyaretçi
Ynt: 25 EKİM ...."Ziya GÖKALP" i anıyoruz
« Yanıtla #38 : 25 Ekim 2007 »
Büyük TÜRKÇÜ Ziya GÖKALP'i saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

TTK.

Çevrimdışı GoNCaKaTuN

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 16
Ynt: 25 EKİM ...."Ziya GÖKALP" i anıyoruz
« Yanıtla #39 : 25 Ekim 2007 »
Büyük Türkçü Ziya Gökalp  rahmetle ve minnetle anıyoruz...


Tanrı Türk'ü Korusun ve Yüceltsin ...